Hasan Rıza Efendi

Hattat
Doğum Tarihi H. 1265
M. 1848-1849
Ölüm Tarihi H. 1338
M. 1920
Doğum Yeri İstanbul
Mezar Yeri İstanbul-Rumelihisarı Mezarlığı

Fotoğraflar

Sanatkâr Hakkında

Sadrazam Reşîd Paşa’nın kilercisi Ahmed Nazîf Efendi’nin oğlu olarak H. 1265/M. 1849’da Üsküdar’da, Aynalımescit civârında doğdu. Babasının Silistre’ye tayini üzerine bir aralık orada bulundu. Döndükten evvelâ Kapudân Paşa ve sonra Hâfız Münib Efendi’nin mektebine devam etti. Mektebin baş-hocasından ve daha sonra Sucu Hüseyin Efendi ve ardından Yahya Hilmi Efendi’den aklâm-ı sitte dersleri aldı. Ancak, ailesinin Horhor’a taşınması üzerine Evliyâ Mektebi’ne naklolunduğu için meşkini tamamlayamadı.

Bu kez Ahmed Hulûsî Efendi’nin tilmizlerinden olan “Aksaray turşucusunun oğlu”ndan ders almaya başladıysa da, babasının Tırnova’ya tayini üzerine meşke ara vermek zorunda kaldı. İstanbul’a döndükten bir müddet sonra babasının vefâtı üzerine, amcası Hacı Hüseyin Efendi’nin arzı ile Musıka-i Hümâyûn’a alındı. Oranın hüsn-i hat muallimi Şefik Bey’den tekrar meşke başlayarak, nesih ve sülüsten icâzet aldı. Hocasının delâleti ile Kazasker Mustafa İzzet Efendi’den de istifâde etti.

H. 1288/M. 1871’de Musıka-i Hümâyûn imâmı oldu. H. 1293/M. 1876 yılında hac vazîfesini ifa edip dönüşünde, emekliye ayrılan Şefîk Bey’in yerine hat muallimliğini de uhdesine aldı. H. 1324/M. 1906 senesinde mevlidhânân-ı şehriyârî zümresine dâhil edilen ve Medresetü’l-hattâtîn’in tesisinde de sülüs, nesih ve reyhânî muallimliğine de tayin edilen Hasan Rıza Efendi, H. 10 Cemaziyelâhir 1338/M. 1 Mart 1920’de vefât etti. Rumelihisarı Kabristanı’nda medfûndur.

 

 

Eserleri

Akrabalar

Ahmet Süreyya Saltuk
Oğlu

Hocaları

no image
Yahya Hilmî Efendi
Aklâm-ı Sitte
Şefik Bey
Aklâm-ı Sitte
Sami Efendi
Ta’lîk
Kazasker Mustafa İzzet Efendi
Celi Sülüs

Talebeleri

Mustafa Halim Özyazıcı
Aklâm-ı Sitte
no image
Hüseyin Hüsnî Efendi
Aklâm-ı Sitte
no image
Şekercizâde Hüseyin Hâmid Efendi
Nesih
no image
Safranbolulu Mehmed Şevkî Efendi
Aklâm-ı Sitte
Ahmet Süreyya Saltuk
Hüsn-i Hat

İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, Son Hattatlar İbnülemin Mahmud Kemal İnal

En değerli hattatlardan olduğu, âsâr-ı nefîsesi ile sâbitdir. Bi’l-vasıta terceme-i hâlini istemişdim. 9 Cumade’l-ulâ 1334 [14 Mart 1916]’de yazub gönderdiği verakānın zeylinde “müddet-i hayatımda bî-’avnillah-i te’alâ tahrir ve ikmâline müveffâk olduğum âsâr” ser-levhâsı ile aşağıdaki satırları yazmışdır:

19 adet kelâm-ı kādîm yazdım. Yazdıranların isimleri:

1- Sultan Mehmed Reşâd [büyük kıt’ada]

2- Musikā-i Hümâyûn binbaşılarından Mahmud Paşazâde Hacı Sa’id Bey [devr hatmi içün 30 cüz]

3- Esbâk Şeyhulislâm Hasan Efendi’nin mektubcusu eniştem Giresunlu Mustafa Rüşdî Efendi

4- Musikā-i Hümâyûn miralaylarından Mehmed Şah Bey [devr hatimi içün 30 cüz]

5- Musikā-i Hümâyûn mülâzımlarından Hacı Behçet Efendi  [küçük kıt’a]

6- Musikā-i Hümâyûn mülâzımlarından Hacı Cemâl Bey      [küçük kıt’a)

7- Esbâk Baş-mâbeynci Osmân Bey [vezîrî kıt’a]

8- Sır kâtibi Mustafa Paşazâde Bekir Bey [küçük kıt’a]

9- Serkâtib-i Şehriyârî Süreyya Paşa [vezîri kıt’a]

10- Vâlide sultanın Kethüdâsı Hacı Sa’id Bey [küçük kıt’a]

11- Sadr-ı esbâk Cevad Paşa [vezîri kıt’a]

12- Esbâk Serasker Alî Sâ’ib Paşa [vezîrî kıt’a]

13- İkinci def’a Baş-mâbeynci Osmân Bey [vezîrî kıt’a]

14- Baş-mâbeyncizâde Cevad Bey [büyük kıt’a]

15- Âmedî-i Dîvân-ı Hümâyûn Mehmed Alî Bey [küçük kıt’a]

16- Dârüssaâde Ağası Abdülganî Ağa [vezîrî kıt’a]

18- Hazîne-i Hassâ Müsteşarı Hâlis Efendi [vezîrî kıt’a]

19- Siparişsiz yazılan [küçük kıt’a]

Bazı emâkin-i mübârekeye yazılanlar:

Hırkā-i Se’adet’in astar-ı şerîfesi tecdid olunduğu esnâda Hattat Hacı Nazîf Efendi’nin refâkāti ile tashih ve tecdid ve sırma ile işlenüb ta’lik olunmuşdur. Hırkā-i Şerîfe Da’ire-i Celîlesi ile umûm müştemilâtı ve kasırlar ve harem da’ireleri ta’mir olunarak ikmâl tarihi neşren tahrir ve Kütahya’da çini üzerine imâl edilerek Hırkā-i Se’adet yakınındaki Harem-i Hümâyûn kapusı üzerine konmuşdur.

Medîne-i Münevvere’de Mescid-i Kubâ’ya Aşere-i Mübeşşere hazerâtının isimleri. Cihângir Cami’nin elvâh-ı şerîfesi. İstanköy Cami’ne elvâh-ı mütenevvi’a ve orada binâ ve ihyâ edilen çeşmeler üzerine âyet-i kerîme. Piriştine Cami’ne çâr yâr-ı güzîn hazerâtının esâmi-i şerîfeleri. Sultan Mehmed Reşâd’ın Rumeli’ye azîmetinde Sultan Selîm Cami’ içün yazdırılan büyük hilye-i se’adet.[1] Söğüt’de yapılan cami içün çâr yâr-ı güzîn esâmi-i şerîfesi [tahrir ve tahta üstüne hâk’olunmuş iken mahâlline gönderilmeyüb Evkāf Hazinesi’nde kalmışdır]. Mekke-i Mükerreme’de mekām-ı İbrahim Aleyhisselâm’a ta’lik olunan esâmi-i çâr-yâr. Anadolu’da Eğin’de yapılan medrese kapusına ta’lik hatla tarih.

Onyedi zâta yazıdan icâzet vermişdir.

Üniversite Kütübhânesi’nde Hâlis Efendi’den satın alınan kitablar arasında “Dîvân-ı Hasan Rızâü’l-hâlvetîyü’l-şa’bânî” yazılı 64 sahifeden mürekkeb bir dîvânçesi vardır. Mutasavvıfâne nazımları hâvidir. 1309[1901-1902]’da tamamladığına dâ’ir tarihler yazmışdır. “Şeyhimiz, azîzimiz Evkāf-ı Hümâyûn evâmir müdîri Kastamonulu Halîl Rif’at Efendi’(K.S.)nin 29 Receb 1309[28 Şubat 1916]’da dâr-ı bekāya teşrifleri” diyerek tarih tanzîm etmişdir.


[1] Eser 1995 yılında çalınmış olup geçen zaman zarfında akıbeti hakkında bir bilgi edinilememişdir. Bunun dışında Bâlâ Cami’ ile Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi ile İstanbul Üniversitesi ve Süleymaniyye kütüphânelerinde hilyeleri vardır.

Ketebe.org İsmail Orman

Halvetî Târikatı meşâyihinden Kastamonulu Halîl Rif‘at Efendi’nin müntesiblerinden, iyi ahlâklı ve dîni bütün bir zât olarak tanınan Hasan Rızâ Efendi’nin şiir ve musıkîye de aşinâ olduğu bilinmektedir.

Değişik hocalardan müstefiz olması nedeniyle sülüs ve nesihte kendine mahsus bir şiveye sahip olan Hasan Rızâ Efendi, asıl şöhretini yazmış olduğu Kur’an-ı Kerîm’lere borçludur. Yazdığı 19 mushaftan 1891 tarihli biri İstanbul Üniversitesi Kütüphânesi’nde, Sultan Mehmed Reşâd’a hediye ettiği 1912 tarihli bir diğeri ise Topkapı Sarayı Müzesi’nde(Y.2138)  bulunmakta olup biri de litografi tekniği ile tabedilmiştir. Muhtelif baskısı yapılan bu mushâf ile şöhreti sâdece Türkler arasında değil tüm İslâm âlemine yayılmıştır. Bunların dışında Topkapı Sarayı Müzesi’nde, Sultan Reşâd’ın isteği ile kaleme aldığı sekiz ciltlik Buhârî-i Şerîf’i bulunmaktadır(Hırka-i Sa‘adet, nr. 39).

Kazasker Efendi’den de istifâde etme şansı bulmuş olmasından olsa gerek, sülüs celîsinde hocasından ziyâde Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin yolunda ilerlemiş olan Hasan Rızâ Efendi, son zamanlarında ta’like de alâka göstererek Sami Efendi’den icâzet almıştır. Ancak Gaziantep Eğin’de inşâ edilen medresenin kapısında mahkûk tarih kitâbesinde olduğu gibi, bu kalemde hocasının ayarında değildir.    

İslam Ansiklopedisi M. Uğur Derman

Üsküdar’da doğdu. Babası, Tırnova eski posta müdürü ve Mustafa Reşid Paşa’nın kilercisi Ahmed Nazif Efendi’dir. İlk tahsil yıllarından itibaren hüsn-i hatta ilgi duyan Hasan Rızâ, aralarında Yahyâ Hilmi Efendi gibi büyük bir hattatın da bulunduğu birkaç hocadan hat meşketti. Babasının tekrar posta müdürlüğüne tayini üzerine ailesiyle birlikte Tırnova’ya gitti. 1865’te İstanbul’a döndükten bir süre sonra babası vefat edince Pertevniyal Vâlide Sultan’ın kapu çuhadarı olan amcasının aracılığıyla Muzıka-yi Hümâyun’a kaydedildi. Burada hüsn-i hat muallimi Mehmed Şefik Bey’den meşke başlayan Hasan Rızâ on altı arkadaşıyla beraber icâzet aldı. Şefik Bey, onun Kazasker Mustafa İzzet Efendi’den de faydalanmasını sağladı. Ta‘lik hattını Sâmi Efendi’den öğrendi. 1871’de Muzıka-yi Hümâyun imamlığına tayin edildi. 1876’da hac farîzasını eda etti. Şefik Bey’in Sultan V. Murad’a yakınlığından dolayı emekliye ayrılması üzerine Muzıka-yi Hümâyun hat muallimliğine getirildi (1879).


Hasan Rızâ Efendi, Muzıka-yi Hümâyun’dan hüsn-i hat dersi kaldırılınca imâmet vazifesini sürdürdü. 1908’de padişah mevlidhanları arasına katıldı. 6 Receb 1332 (31 Mayıs 1914) tarihinde açılan Medresetü’l-hattâtîn’in sülüs-nesih hocalığına tayin edildi. Ancak gözlerindeki rahatsızlık yüzünden bir süre sonra bu görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Uzun yıllar ikamet ettiği Cihangir semtinde 1916 yılında çıkan yangında evi yandıktan sonra taşındığı Rumelihisarı’ndaki evinde 10 Cemâziyelâhir 1338’de (1 Mart 1920) vefat etti ve hisarın yanındaki kabristana defnedildi. Kabir kitâbesi sonradan yazdırılmıştır. Oturduğu ev ölümünden iki gün sonra yanmış, ancak eserleri kurtarılmıştır.


Sülüs, celî-sülüs, ta‘lik, celî-ta‘lik yazılarıyla da bir hayli eser vermiş olmakla beraber Hasan Rızâ Efendi’nin en çok başarı kazandığı nesih hattıdır. Nesihle yazdığı mushaflar harflerinin güzelliği kadar rahat okunabilmesi, harekelerinin isabetli yerlere konulması bakımından da erişilmesi güç bir mükemmelliktedir. 1878-1912 yılları arası Hasan Rızâ Efendi’nin sanat hayatının en verimli devresidir. Bu devrenin sonlarında Sultan Reşad’ın arzusuyla yazdığı sekiz ciltlik (1067 varak) Ṣaḥîḥ-i Buḫârî (TSMK, Hırka-i Saâdet, nr. 39) onun en önemli eserleri arasında sayılabilir. Ayrıca muhtelif boyutlarda yazdığı sayısız hilye-i saâdet levhaları arasında çok büyük olanlarının müstesna bir yeri vardır. Bunlardan ilk akla gelenler İstanbul Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, Silivrikapı Bâlâ Camii, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi (Yıldız, nr. 4282) ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Yazma Bağışlar, nr. 510) muhafaza edilmektedir. Sultan Reşad’ın Rumeli seyahati sırasında Edirne Selimiye Camiine hediyesi olan hilye 1995 yılından beri kayıptır. On yedi talebeye hat icâzeti veren Hasan Rızâ Efendi’nin hayatı boyunca, ikisi devir hatmi için cüzler halinde olmak üzere muhtelif boylarda yazdığı on dokuz mushaftan 1308 (1891) tarihli vezîrî kıtada olanı İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde (AY, nr. 6682), Sultan Reşad’ın türbesi için yazdığı 1330 (1912) tarihli büyük mushafı da Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndedir (Yeni Yazmalar, nr. 2138). Ayrıca akrabası olan hattat Mehmed Şevki Efendi’ye ait yarım bir mushafı da 1311’de (1893) tamamlamıştır (TSMK, Halil Edhem Arda, nr. 12). Sülüs-nesih murakka‘larının sayısı bilinmemektedir. Celî-sülüsü nesih hattı kadar mükemmel değildir. Bostancı ve Cihangir camilerindeki çâryâr-ı güzîn levhaları, Topkapı Sarayı Harem-i Hümâyunu’ndaki çini kitâbesi, Alman Konsolosluğu bahçesindeki çeşmenin ve Hürriyet-i Ebediyye şehidlerinin kitâbeleri bu yoldaki eserlerinden akla ilk gelenlerdir. Bayezid Umumi Kütüphanesi’nin imzasız kitâbesi de Hasan Rızâ Efendi’nin celî-ta‘likte başarılı sayılmayan bir eseridir.


Hasan Rızâ Efendi asıl şöhretini basılmak üzere yazdığı “âyet-berkenar” mushafla kazanmıştır. Eczalı kâğıda eczalı mürekkep kullanarak özellikle hıfza çalışanlara kolaylık sağlamak üzere, âyetlerin sayfa başında başlayıp sonunda bitecek şekilde düzenlendiği (berkenar tertip) ve her sayfasını on beş satır olarak yazdığı bu mushafın Matbaa-i Âmire baskısı 1301’den (1884) itibaren birçok defa basılmış, fakat bu basımlar yüzünden yazısı bazı özelliklerini kaybetmiştir. Hasan Rızâ’nın yine basılmak üzere âharlı kâğıda ve etrafı meâlli olarak yazdığı başka bir mushaf nüshası 1296’da (1879) Osman Bey Matbaası’nda basılmıştır. Bu mushafın aslının Mahmud Muhtar Paşa koleksiyonundan Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’ye geçtiği rivayet edilmektedir (söz konusu mushafla meâlinin on iki cüzü Hasan Rızâ Efendi, meâlin on beş cüzü Kayışzâde Hâfız Osman Efendi, üç cüzü de Çerkez Alâeddin Bey tarafından ince nesih hattıyla yazılmıştır).


Bazı tasavvufî manzumeler de kaleme alan Hasan Rızâ Efendi’nin tezhiple de meşgul olduğu müzehhip olarak imzasını taşıyan levhalarından anlaşılıyorsa da bu çalışmaları hattı kadar önemli değildir.


Hasan Rızâ Efendi’nin kızı Mükerrem Hanım, Kandilli Rasathânesi’nin kurucusu Mehmet Fatin Gökmen’in eşidir. Oğlu Ahmet Süreyya Saltuk (ö. 1969) Dîvân-ı Hümâyun Kalemi hulefâsından olup harf inkılâbına kadar Bâbıâli’de hattatlığı meslek edinmiş, daha sonra liselerde edebiyat muallimliği yapmıştır.


BİBLİYOGRAFYA

Süleymaniye Kütüphanesi Dr. A. Süheyl Ünver Arşivi Hasan Rızâ Efendi Dosyası, nr. 27; Habîb, Hat ve Hattâtân, İstanbul 1305, s. 180; Cl. Huart, Les calligraphes et les miniaturistes de l’orient musulman, Paris 1908, s. 206; İbnülemin, Son Hattatlar, s. 332-336; Şevket Rado, Türk Hattatları, İstanbul, ts., s. 249-250; H. Fikri Aksoy, “Hattat Hâfız Hasan Rıza Efendi ve Yazdığı Mushaf-ı Şerifler”, Kur’ân-ı Kerim ve Türkçe Anlamı (Meâl), Ankara 1973, s. XI-XIV; M. Uğur Derman, Türk Hat Sanatının Şâheserleri, Ankara 1982, s. 47; a.mlf., İslâm Kültür Mirâsında Hat San’atı, İstanbul 1992, s. 216, 218, 220, 221; a.mlf., “Hasan Rıza Efendi”, TA, XIX, 27 (bu maddenin yazımında A. Süreyya Saltuk’un notlarından da istifade edilmiştir).