Abdullah Zühdî Efendi

Hattat
Ölüm Tarihi H. 1296
M. 1878-1879
Doğum Yeri Şam
Mezar Yeri Kahire

Fotoğraflar

Sanatkâr Hakkında

Abdullah Zühdî Efendi, Ashâb-ı kirâmdan Temimü’d-dârî hazretlerinin sülâlesinden Nabluslu Abdülkadir Efendi’nin oğlu olarak Şam’da doğdu. Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın istilası üzerine H. 1251/M. 1835’de ailesi ile beraber Kütahya’ya hicret etti. Ser-asker Husrev Paşa’nın himayesinde İstanbul’a yerleşerek eğitimine burada devam etti. Eyüp Sultan türbedârı Eyyubi Mehmed Râşid Efendi’den aklam-ı sitte dersleri aldı. Yeteneği Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin dikkatini çektiğinden kendisine uzun müddet sülüs ve nesih dersleri verdi. İcazetini aldıktan sonra Nûr-ı Osmâniye Mektebi’ne ve Mühendishâne-i Berri-i Hümâyûn’a yazı ve resim muallimi tayin olundu. H. 1274/M. 1857 senesinde Harem-i Şerîf-i Nebevî’nin yazılarını yazdırmak üzere açılan müsabakaya iştirak etti. Bizzat Sultan Abdülmecid tarafından yapılan değerlendirme neticesinde görev kendisine tevcih edildiği gibi 7500 kuruş maaş ve üçüncü rütbeden Mecidî Nişanı ile ödüllendirildi. Bu görevi ifa etmek üzere gittiği Medine’de üç yılı aşkın süre kaldıysa da, 1861’de yaşanan saltanat değişikliği nedeniyle inşaat işi durdurulduğundan, yazıları tamamlayamadı. Hükümete yapılan müracaatlardan da sonuç çıkmayınca, inşaat nâzırı Üryânîzâde Ahmed Es’ad Efendi ile birlikte bir kampanya başlatarak, halktan aldıkları yardımlarla inşaatı ikmal ettiler. Bu arada bizzat sultan tarafından tahsis edilen maaşı da kesilmişti. Maaşın yeniden tahsisi ile ilgili olarak yaptığı görüşmelerden bir sonuç alamayınca Mısır’a giderek Hıdîv İsmâil Paşa’nın himayesine girdi. “Mısır Hattatı” ünvânı ile dini ve resmî yapıların yazılarını yazar, mekteplerde verilen hüsn-i hat derslerine nezâret ederdi. Hatta Mısır banknotlarını da o yazmıştır. H. 1296/M. 1879’da Mısır’da vefât ettiğinde, İmam-ı Şâfi’î Türbesi’nin yakınındaki kabristana defnedilmiş olan Abdullah Zühdî Efendi hakkında İbnülemin şunları yazmıştır: Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin diğer tilmizleri gibi en değerli hattatlardandır. Hattın intizâm ve insicâmında, istifde mehâret-i kâmile ibrâz eden bir üstâd-ı kâmildir. Karakalem resimde, litografya ve fotografyada da mâhir idi.

Eserleri

Hocaları

no image
Eyyûbî Mehmed Râşid Efendi
Aklâm-ı Sitte
Kazasker Mustafa İzzet Efendi
Aklâm-ı Sitte

Talebeleri

Hâfız Vahdetî
Aklâm-ı Sitte
no image
Arif İzzetî Efendi
Aklâm-ı Sitte
H. 1263 / M. 1846-1847
Mustafa Celâleddîn Bey
Aklâm-ı Sitte
H. 1270 / M. 1853-1854
no image
Mehmed Behçet Efendi
Aklâm-ı Sitte

İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, Son Hattatlar

Evkaf Nâzırı Hasib Paşa Konağı’nın arsasına inşâ edilmiş olan Katırcıoğlu Hanı’nın arka tarafında ikâmet eylediği eve bir me’mur gelerek Topkapu Sarayı’na davet etdi. Saraya gitdiğinde Sultan Abdülmecid’in huzuruna kabûl olundu. Hattat olan pâdîşâh, Bâb-ı Âlî’den takdim edilen nümûneleri karşısına dizdirüb temâşâ etdiği sırada içlerinden Zühdî Efendi’nin yazısını alub “Oğlum bunu sen mi yazdın?” diye sordu. O da “Kulunuz yazdım.” dedi. Bunun üzerine Pâdîşâh da, “Allah feyzini müzdâd etsin. Sana kayd-ı hayat ile 7500 guruş me’aş tahsis ile Harem-i Şerîf’in yazılarını yazmağa me’mur etdim.” dedi.

-

Sadrâzâm Âlî Paşa tarafından yazılan tahrirâtın sûretidir.

Harem-i melâ’ik hademi hazret-i risâlet-penâhînin mevâkı-i ma’lûme ve mübarekesine hazîne-i hazreti Nebevî Rûznâmçecisi sâbık İbrahim Efendi’nin yazmış olduğu yazıların tahkîk olunduğuna göre pek çok mahâlle yazılmayub sekiz aded kubbe-i âliyye kenarlarına ve âdi sıva üzerine tahrir olunmuş olduğundan bunun mahvı ile bu def’a ba irâde-i senîyye-i hazret-i şâhâne me’mur ve ta’yin kılınmış olan meşâhir-i hattatînden Zühdî Efendi ma’rifeti ile tahrir etdirilmesi ve mümâ-ileyhin tahrir edeceği yazıların ol tarafda çıkan bir nevi’ somaki taşdan vaz’ile mezkûr yazıların öyle sıva üzerine olmıyarak işbu taşların üzerine tersim ve hâk’ olunması hususuna emr ü irâde-i senîyye-i hazret-i pâdîşâh-ı müte’allik ve şeref-südûr buyrulmuş ve efendi-i mümâ-ileyh dahi bu kerre ol tarafa azîmet edüb sûret-i hâl şeyhü’l-harem-i hazret-i Nebevî devletlû paşa ve ebniyye-i âliyye me’muru se’adetlû efendi hazerâtına dahi beyân ve işâr kılınmış olub beyândan müstâğni olduğu üzere hâdimü’l-haremeyni’ş-şerîfeyn olan veliyy-i nimet-i bî-menendîmiz pâdîşâhımız efendimiz hazretlerinin işbu ebniyye-i mübârekenin her vech ile hüsn-i tanzîmi içün lâzım gelen mesârifin tesviyesine kat’an diriğ-i himmet buyurmıyacakları bî-iştibâh olduğu gibi ferâzâ mezkûr yazılar içün biraz ziyâde masraf vuku’ bulsa bile kemâl-i mefhâret ve memnuniyyetle ‘itâsı makrûn-ı müse’ade-i senîyyeleri olmakla bunun içün ebniyye iskelesi gibi şey lâzım gelmeyüb tekerlekli bir iskele tanzîmi ile matlûb hâsıl olacağı ve bu ise mesârifi hazîne ile vücûde geleceği bedi’hîyâtdan bulunmakla ber mucib-i irâde-i seniyye iktizâsının icrâsı hususuna himmet etmeniz siyâkında şukka tahrir ve tesyir kılındı.

 

25 Cumâde’l-âhire 1274.

 

es-Seyyid Mehmed Emîn Âlî