Himmetzâde Şeyh Abdullah Efendi

Abdî
Hattat
Hafız Osman Aklâm-ı Sitte Ekolü

Ölüm Tarihi H. 1122
M. 1710-1711
Doğum Yeri İstanbul-Üsküdar
Mezar Yeri İstanbul-Üsküdar, Himmetzade Tekkesi

Sanatkâr Hakkında

Bayrâmiyye Târikatı’nın ileri gelenlerinden Şeyh Himmet Efendi’nin oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Babasına nisbetle “Himmetzâde” künyesiyle anıldığı gibi, Bayramiye Tarikatı'ndan hilafet alarak, babasına halef oldu. Ayrıca hüsn-i hatta himmet ile Hâfız Osman’dan sülüs ve nesih meşkine başladı.

Hac vazifesini ifâ ettikten sonra Sultân Selîm Cami’ne Cum’a va’izi olup bir müddet hizmetten sonra Fâtih Cami’ne nakledildi. H. 1108/M. 1698 senesinde rikab-ı hümâyûna dâvet edilerek, Bosnavi Mustafa Efendi ile beraber ordu va’izi olarak Avusturya seferine memur edildi. Seferin zaferle nihayetlenmesi üzerine, mevcut görevine ilâve olarak Sultân Bâyezid Cami şeyhliğine getirildi.

Babasının vefatından sonra Üsküdar’da tesis etmiş olduğu tekkenin meşihatını da üstlenmiş olan Abdullah Efendi, Süleymâniye Cami’nin va’izi iken H. 1122/M. 1710-1711 yıllarında vefât etti. Üsküdâr’da babasının yanında medfûndur. Ârif ve fâzıl bir zât, bedihî-gû ve sebük-ruh şahsiyet olup Abdî mahlâsıyla yazdığı şiirleri bulunmaktadır.

Hocaları

Hâfız Osman
Aklâm-ı Sitte

Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin, Tuhfe-i Hattatin

Pederi ma’ârîf-i ricâl-i Bayramiyye’den Himmet Efendi’dir. Kendileri hüsn-i hatt-ı sülüs ü neshi zamîme-i kemâ’ileri olmak için kendi güfteleri olan
Fi’l-asl-ı şitâda böyle havâ Hakk atâsıdur
Kırtâş-ı meşki destüne al yaz havâsıdur
vefkince leyl ü nehâr himmet-i verziş ü gûşiş ile nâmdaş-ı câmi’ü’l-Kur’ân Hâfız Osman Efendi’den telemmüze akdem-i talebe ve izn-i vaz’-ı kelime-i ketebe ile â'lî-mertebe olmuştur. Kendi üstâdı hattıyla bir hadîs-i nûr kıt’ası bi’l-hâssa kendileri için vakt-i temeşşuklarında ketb olunduğu zahr-ı kıt’aya kayd u imzâ buyurmuşlardır. Pederi makamına Defterdâr İbrahim Efendi Zâviyesi’nde câ-nişîn olduktan sonra hacc-ı şerife âzim olup avdette ibtidâ Sultân Selim Câmi’i cum’a va’ziyyesiyle dâhil-i silsile-i meşâyih-i selâtîn oldu. Ebü’l-Feth vâ’izi iken Bosnevî Şeyh Mustafâ ile ma’an rikâb-ı hümâyûnda ordu vâ’izi olmuştu. Sultân Bâyezîd Şeyhi olup Süleymâniye’ye nakl ü hareket eylediği sene Şevval’inde rıhlet ve Üsküdar’da pederi yanında defin-i türbet olduğu Sami Mustafâ Efendi’nin bu târihiyle mazbûttur:
Kürsî-i adni makam eyledi Himmetzâde (1122)
Abdi mahlasıyla bu beyt-i latif bir na’t-ı şerifte fahriyedir:
Vakt olur düşmene su’bân-ı dü-serdür kalemüni
Dest-i Mûsâ-yı ehibbâya olur gâh asâ